Aydınlıkçı Kahraman Mustafa Necati Bey’e Vefasızlık

17 Haziran 2020 | Öncü Kadın

Türkiye Cumhuriyeti’nde Cumhuriyet’in değerlerine vefasızlık olur mu? Etik olur mu unutturmak genç nesillere yakın tarihini? Hiç düşündünüz mü Beyler?

Bir yandan koronavirüsle mücadele bir yandan Akdeniz’de Mavi Vatan Kıbrıs’ta Kıran kırana bir mücadelenin içindeyiz. Başka bir sıkıntısı yok mu bu konuyla ilgili yetkililerin? Türkiye, bugünlerde Kıbrıs’ı kaybetmek üzere! Bunca derdin içinde siz nasıl zaman bulabiliyorsunuz Kuvayi Milliye Komutanı, Kurtuluş Savaşı kahramanı Mustafa NECATİ BEY’le uğraşmaya? Yazık size, çok yazık!

2006’da da Kuru Fasulyeci lokantası hâline getirilmek istenmiş Mustafa Necati Bey’in evi, tepkiler üzerine bu karardan dönülmüştü. Basın- yayından izlediğimiz kadarıyla, “Mustafa Necati Kültür Evi”;  2008’de TBMM Başkanı Köksal Toptan ile Kültür Bakanı Ertuğrul Günay arasında imzalanan bir anlaşma ile “kültür ve sanat faaliyetlerinde kullanılmak” üzere TBMM’ye verilmişse de  konuyla ilgili  sözleşme 21 Ocak 2018’de yenilenmediği için yeniden Kültür Bakanlığı’na devredilmiştir.

Şimdi de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca Nuri PAKDİL’in adı kondurulmuş bu Binaya:“Kültür ve Turizm Bakanlığı Nuri Pakdil Edebiyat Müzesi Kütüphanesi”. Nuri Pakdil ise “Atatürk’e karşı mısınız?” sorusuna, “Ben Firavun karşıtıyım”  diye cevap veren  biri! Bu tutum; ikiliğin, ayırışmanın, Cumhuriyet karşıtlığının göstergesi değil mi? Kimdi Mustafa NECATİ? Yoksa sizler onu tanımıyor musunuz?

Mustafa NECATİ, yalnız savaş kahramanı değil aynı zamanda aydınlanmanın, bilimsel eğitim öğretimin kahramanıdır; devrimcidir. Kısacık ömrüne birçok alanda durup dinlenmeden koşturmayı sığdırabilmiş sağlam bir karakterdir O. Biz eğitimci olduğumuz için özellikle bu alandaki çalışmalarına (atılımlarına) değineceğiz:

  • Cumhuriyet’in ilk Millî Eğitim Bakanlarından biridir Mustafa Necati Bey. Üç yıl yürüttüğü bu görevi süresince Türk Millî Eğitimine çok büyük hizmetler verdiğini görüyoruz. İkili eğitim- öğretimin sakıncalarını (ikili bir eğitim politikası/iki ayrı okul türü/ iki ayrı insan tipi) görerek Saruhan Mebusu Vasıf (Çınar) Bey ve 57 arkadaşının önerdiği Tevhîd-i Tedrisât Kanunu’nun temelini atmıştır.1924 yılında kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu, çağdaş ve laik Türkiye’nin doğuşundaki çok büyük ve önemli adımlarından biridir.Yine eğitim öğretimin çok önemli adımlarından biri olan “Karma Eğitim”e geçişi sağlamıştır Mustafa Necati Bey.
  • Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” sözünden de hareketle; köylüyü eğitmek, bilimin güneşiyle aydınlatmak için Bakanlığı döneminde “Köy Muallim Mektepleri“örneği düşünülmüş ve bu amaçla okullar açılmıştır. Örneğin; Kayseri’deki “Zincidere Köy Muallim Mektebi“vb.
  • Yine Bakanlığı Döneminde Avrupa ülkelerinde (Fransa, Almanya, Rusya, İtalya, Yunanistan ve Bulgaristan vb.) uygulanmakta olan ilköğretim programları incelenerek yeni bir ilkokul progamı hazırlanıp müfredatları belirlenmiştir. Dünyada daha yeni uygulamaya koyulan “toplu öğretim” de ihmal edilmeyerek Avrupa’yla aynı dönem hayata geçirilmiştir.

Not: Bilindiği gibi günümüzde “toplu öğretim” yerine “parçalı eğitim”e geçildi. Toplu öğretimde evrene, dünyaya, canlıya, eşyaya bir bütün olarak bakılır. Oysaki parçalı eğitim,zihni, zekâyı zorlayan bir sistemdir.

  • Bakanlığı Döneminde, ülkemizdeki yabancı okullar sıkı bir denetimden geçirilmiş (1926)/ 823 sayılı kanunla, okul kitaplarının bakanlıkça bastırılması kararlaştırılmış/ 1927 yılında ise meslek ve sanat okullarının program, araç-gereç ve öğretmen yetiştirilmesi ve istihdamı görevi Maarif Vekâleti’ne devredilmiştir.
  • Maarif Vekili Mustafa Necati,  789 sayılı Maarif Teşkilâtına Dair Kanun’a koydurmuş olduğu, “Maarif hizmetinde asıl olan öğretmenliktir.” hükmü ile  eğitimi içinde bulunduğu karmaşadan kurtarmış. Bununla da yetinmeyip Atatürk’ün düşündüğü gibi “gerçek zaferi öğretmenin kazanıp sürdüreceği” inancıyla aydınlık savaşımı verenlerin içinde öğretmeni yüceltmiş ve öğretmenliğe saygınlık kazandırmıştır.
  • Bakanlığı Döneminde Mustafa Necati’nin eğitim- öğretimdeki en önemli atılımı ise  “Harf İnkılâbı”dır. Bu inkılabın tez elden yayılması için  yine kendisinin hazırladığı, “Millet Mektepleri Teşkilâtı Talimatnamesi”nin 1928’de Bakanlar Kurulunca onaylanması üzerine”Millet Mektepleri”ni kurmayı planlamaya başlar. Ne yazık ki Millet Mekteplerinin açılacağı 1 Ocak 1929 Salı günü Hakkın rahmetine kavuşur. O tarihte açılan “Millet Mektepleri”kendisinin de düşündüğü gibi hemen hemen bütün Türkiye’yi bir okul hâline dönüştürmüştür.

Bu saydıklarımız, Mustafa Necati Bey’in 35 yıllık kısa yaşamına sığdırdığı hizmetlerinden sadece birkaçı… Böyle bir kahramana vefasızlık aynı zamanda saygısızlıktır;kendi kültürümüze, tarihimize saygısızlık… Bu vefasızlığa, saygısızlığa göz yummak ise, Cumhuriyet’i sonsuza kadar yaşatmaya söz vermiş nesiller için erdemli bir davranış olamaz. Unutmayın Mevlana der ki: “Kula vefası olmayanın, Hakk’a vefası olmaz!”

Meliha Ünlü

Ankara Öncü Kadın Üyesi

Kaynak:

Cumhuriyet- Tevhid-i Tedrisat’ın anlamı neydi?

Yrd.Doç.Dr. Fuat ÖZER- MUSTAFA NECATİ BEY

Bağlantılar