Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Kadın Dergileri

9 Kasım 2021 | SERBEST KÜRSÜ

Konak Öncü Kadın Başkanı Özlem GÖKTOĞAN yazdı…

Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası                        Kadın Dergileri

Türk kadınının bugünkü konumuna gelmesinde öncü kadınların ve onları destekleyen aydın erkeklerin emekleri, mücadeleleri vardır. Bu mücadele tarihi kendisini, kadın üzerine çıkmış ve kadınların çıkardığı yayınlarda somut olarak göstermektedir. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde yayınlanmış kadın dergilerinin incelenmesi sonucunda, çeşitli makaleler ve kitaplar yayınlanmıştır. Bu çalışma ise kaynak kısmında belirtilen yayınların incelenmesiyle hazırlanmıştır.

                                               ***

Osmanlı Döneminde Kadın Dergileri

18. Yüzyılın başlarından itibaren, Osmanlı Devleti’nin modernleşmesine öncülük edecek bir takım yapısal ve toplumsal değişimler başlamıştır. Kadınlar ve Erkeklerin eşit olmadığı, kadınların okur-yazar oranının çok düşük olduğu, istihdam edilmediği, göz önünde olmaması gerektiği bir dönemde modernleşme hareketleri kadınların hayatında da gözlemlenmeye başlamıştır. O zamana dek evde sadece anne ve eş rolünde olan kadınlar, başka taleplerde bulunuyordur artık. Öncü roldeki kadınlar, bu taleplerini genellikle basın yolu ile belirtmeye ve diğer kadınları da bilinçlendirmeye çalışmıştır. Yine bu amaçla, dernekler kurmuşlar, konferanslar düzenlemişlerdir. Ancak Türk Kadınını ilerletmek isteyenler esas olarak Batıyı örnek almıştır. Oysa Batılı kadınlar, Eski Türkler’deki kadın ve erkeğin aynı değere sahip olduğu geçmişi yaşamadıkları için daha çetin mücadeleler vermek zorunda kalmışlardır. Özellikle Ortaçağ’da, kilisenin skolastik düşünceleri altında, kadının bir eşya kadar bile değeri olmadığı bilinmektedir. “Başka uluslar, çağdaş uygarlığa erişmek için geçmişlerinden uzaklaşmak zorundadırlar; oysa Türkler’in çağdaş uygarlığa girmeleri için, yalnız eski geçmişlerine dönüp bakmaları yeter”diyen Ziya Gökalp, yüzünü batıya dönerek çağdaşlaşmaya çalışan Türk Kadını ve Erkeği için endişelenmiştir. Çağdaş uygarlığa erişmek için batıyı taklit edenler, olayı “Modern kadın İmajı” adı altında dış görünüşe indirgemişlerdir. Kadın Dergileri kadınların bu mücadelelerini gösteren en önemli kaynaklardır.

Kadın dergileri dönemlerine göre incelenmiştir. Tanzimat döneminin kadın dergileri çoğunlukla çocuk terbiyesi, çocuk bakımı ve sağlığı, evlilik ve kadın erkek ilişkileri, kadın eğitimi, aile münasebetleri, moda, sanat, kültür gibi konuları içerir. Meşrutiyetle birlikte Batılı Modern kadın imajı hakimdir yazılarda. Erkekler genellikle kamusal alanda kadın ise özel alanda ele alınmıştır. 19. Yüzyılın sonlarına doğru feminist mücadeleyle kadınların özel yaşamdan kamu yaşamına doğru kaydığı görülmektedir. Başlarda erkekler tarafından yayınlanan süreli yayınlar kadınları özel alana hapsetmeyi hedeflese de kadınlar tarafından yayınlanan dergiler kadınları kamusal alana yönlendirmiştir. Kadınlar yine de fikir ve düşüncelerini Avrupalı kadınlar gibi kadınların hak ve özgürlükleri açısından kullanmak yerine yüzyıllardır kendilerine uygun görülen konular dahilinde kalmayı tercih etmişlerdir.

Tanzimatla birlikte, az da olsa Avrupa’yı gören bazı erkek aydınlar, toplumun ilerlemesi için kadının da konumunun değişmesi gerektiği fikrini öne sürmüştür.

II. Meşrutiyetin ilânına kadar çıkarılan yayınlar

Terakki Muhadderat (1869) Terakki gazetesinin ekidir. Haftada bir gün Terakki-i Muhadderât alt başlığı ile 48 sayı olarak çıkmıştır. Kadınlara yönelik ilk süreli yayındır. Muhadderat, iffetli kadın demektir. Editörü ve tek yazarı erkektir. Dönemi ve kadının konumunu eleştiren isimsiz mektuplara yer vermiştir. Kadınlar mektupları genellikle mahlaslarla yazmıştır. Kadına yönelik bakış açısı kadının iyi bir eş ve anne olması yönünde, onu toplumsal hayattan uzak tutan bir bakış açısıyla yayın yapmıştır. Genellikle eğitimsizlikten şikayet edilir.

Ayine:  (1875) Selanik’te yayımlanmıştır. Haftalık dergidir, 30 sayı çıkmıştır. Sahibi Mahmut Hamdi’dir. Aile hayatının önemi, eşlerin tutumları ve görevleri, çocuk sağlığı ve terbiyesi gibi konuları işlemiştir.

Vakit yahud Mürebbi-i Muhadderat: (1875) Haftalık olarak yayınlanan bu dergide yazılar genellikle imzasızdır. Muharriri Celâlettin’dir.  Genellikle evlilikte eşlerin tutum ve görevleri, çocuk terbiyesi gibi konular işlenmiştir.

Aile: (1880) Kadınları pek çok konuda bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Yazılarda, imza yoktur ama yazıların Şemseddin Sami’nin kaleminden çıkmış olduğu tespit edilmiştir.

İnsaniyet (1883) Mahmut Celalettin tarafından aylık olarak çıkarılmıştır. Ansiklopedik bilgilerin yanında yıldız sistemi, takvim gibi bilgiler de vermektedir. Yabancı dilin önemi vurgulanmıştır. Kadın yazarlar gittikçe artmıştır. Kadınlar rümuzla gazeteye yazılar göndermiştir.

Hanımlar:  (1883) İstanbul’da aylık olarak yayınlanmıştır. Muharriri Cafer’dir. Ev idaresi, edebi yazılar, takvim sistemleri, gibi konular işlenmiştir. Genç ve yaşlı kadınlar dergiye mektuplar göndererek desteklerini bildirmişlerdir. 

Şüküfezar: (1883) Çiçek Bahçesi anlamına gelmektedir. Sahibi ve yazarları kadın olan ilk dergidir. 1886’dan itibaren 15 günde bir yayınlanmaya başlamıştır. Günümüze ilk beş sayısı ulaşmıştır. İmtiyaz sahibi Arife’dir.  Sahibesi ve yazarları isimlerine baba ya da koca isimlerini eklemeden sadece kendi adlarını kullanmışlardır: Arife, Münire, Fatma Nevber, Fatma Nigar gibi.  Feminen bir yayın politikası vardır. Kadınların zihnen erkeklerden geri olmadığını savunmuştur. Derginin amacı siyaset dışındaki yazılarla kadınların varlığını duyurmaktır.

Mürüvvet Dergisi; (1887) Mürüvvet adlı gazetenin kadınlar için hazırlanmış ek yayınıdır. Yurtdışı ve yurtiçi haberler, edebiyat, terbiye ve ahlak, fıkra, bilmece gibi konu başlıklarını ayıran ilk kadın dergisi olmuştur. Mürüvvet dergisi, II. Abdülhamit’in desteğini almış, yan yayın olarak çıkmıştır. Kadınların kültürel düzeyini yükseltmeyi amaçlamıştır. Dünya kadınları hakkında da bilgi vermiştir. Nigar Bint-i Osman, Leylâ Hanım ve Fitnat Hanım gibi edebiyatçılara ilk kez Mürüvvet’te rastlanmıştır. Şair Nigar Bint-i Osman’ın ilk şiiri bu dergide yayınlanmıştır.

 Parça Bohçası (1889) Hatice Semiha ve Rabiâ Kâmile hanımlar tarafından çıkartılmıştır. Ev işleri, ev düzeni, çocuk bakımı, aşçılık, pastacılık gibi konular işlenmiştir. Tek sayı olarak yayınlanmıştır.

Hanımlara Mahsus Gazete: (1895) Baş yazarı ve yazı kadrosu çoğunlukla kadındır.  Sahibi İbn-ül Hakkı Mehmet Tahir’dir. 1895’ten 1908’e kadar 13 yıl süreyle 604 sayı olarak çıkmıştır. Fatma Aliye, Emine Semiye, Şair Nigar Hanım gibi dönemin aydın kadınlarının eserlerini kamuoyuna tanıttığı gibi erkek aydınların kadın söylemlerine de yer vermiştir. Kadının nesil yetiştiriciliğinden ötürü geliştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ancak kadınların toplum içindeki konumlarının yükseltilmesini de savunmuştur. Erkeklerin bilim ve sanat kapılarını kadınlara kapatmaya çalıştığını belirten Fatma Aliye, Avrupa ve Amerika’daki erkeklerin de aynı olduğunu öne sürmüştür. Geçmiş dönemde ünlü İslâm kadınları olduğunu araştıran Fatma Aliye, kadınların kendi tarihlerini bilmediklerini belirtmektedir. Hanımlara Mahsus Gazete’de kadın sorunları, aile, toplum ve iş yaşamları, eğitim, sağlık, moda, giyim konuları işlenmiştir. Kadınların her işi başarabileceği inancı yerleştirilmeye çalışılmıştır. Yazı kadrosundaki kadınlar, dönemin aydın- bürokrat kesiminin eşleri ya da kızlarıdır. Gazete bünyesinde kütüphane kurularak yazar kadrosunun kitapları basılmış ve satışı yapılmıştır. Yurt dışındaki kadınların yaptıklarından örnekler verilerek kadınlara özgüven aşılanmaya çalışılmıştır.

Hanımlara Mahsus Malumat Dergisi: (1895) Hanımlara Mahsus Mecmua’nın eki olarak 27 sayı yayınlanmıştır. Bu dergide Ahmet Rasim, Nazif Sururi, Mehmet Cemal gibi erkekler de yazmışlardır.

Alem-i Nisvan: (1906) İsmail Gaspıralı tarafından Kırım’da yayınlanan Tercüman Gazetesi’nin eki olarak yayınlanmaya başlamıştır.  Yazı İşleri Müdürlüğünü kızı Şefika Hanım’ın üstlendiği dergide Kafkasya’da yaşayan müslüman kadınlara yönelik sorunlar ve çözüm önerileri konu edilmiştir.

Osmanlı’da kadın hareketleri esas olarak II. Meşrutiyetten sonra başlamıştır. Bu dönem Osmanlı kadın aydınlanması için başlangıç olarak kabul edilebilir. Kadın dergileri de yine bu dönemden sonra artmıştır. Osmanlı’da çıkartılan kadın dergilerinin hepsi aynı amaca hizmet etmemektedir. Bu yayınlar ile geleneksel kadın-erkek ilişkisi eleştirilmeye başlanmış, kadının toplumdaki yeri yeniden kurulmaya çalışılmıştır. Bu dönemde kadın yaşamı daha görünür olmaya başlamakla birlikte karşıt görüşler de oluşmuştur.

Bu dönemde bir kadınların mücadelesi vardır, bir de ilerlemek için kadınların konumunun değişmesi gerektiğini düşünen ve bu konuda eserler veren aydın erkekler vardır.

II. Meşrutiyetten Sonra Çıkarılan Yayınlar

Demet: (17 Eylül 1908) Haftalık olarak çıkmıştır ve yedi sayı olarak yayınlanmıştır. İmtiyaz sahibi Hakkı Bey, başyazar Celal Sâhir’dir. Derginin konuları ilmi, edebi ve siyasi olarak açıklanmıştır. Kadınlar, siyasi konularla ilk kez Demet’le tanışmış ve ilgilenmeye başlamışlardır. Demet’te Celal Sahir, Enis Avni, Mehmet Akif, Mehmet Emin, Selim Sırrı, Mithat Cemal gibi erkek yazaraların yanında Ulviye, Fatma Müzehher, Halide Salih, Nigar Bint-i Osman, Ruhsar Nevvare, İsmet Hakkı gibi kadınlar da yazmıştır.

İsmet Hakkı Hanım, “Feminizm” kavramını gündeme getirerek kadınlara sadece Güzel Sanatların uygun görülmesini eleştirerek kız okullarına fen derslerinin konulmasını önermiştir.

Mehasin: (1908 Eylül – 1909 Kasım) Mehmet Rauf ve Asaf Muammer tarafından aylık olarak çıkarılmaya başlamıştır. 12 sayı çıkmıştır. Mehasin resimli ve renkli yayınlanan ilk kadın dergisidir. Celal Sâhir, İsmet Hakkı Hanım,  Emine Semiye, Münevver Asım, Fatma Sabiha, Şükûfe Nihal, Halide Salih ve Zühre Hanım önemli yazarlarıdır. Kadınlar için düzenlenen konferansların metinleri yayınlanmış, çeşitli ülke kadınları tanıtılmış, moda, edebiyat, güzel sanatlar, güncel olaylar işlenmiştir.

Dergi okunurluğunu artırmak için promosyon vermiş, çekiliş düzenlemiştir. Yabancı kadın fotoğrafları üzerinden güzellik yarışması düzenlenmiştir. Kadınlar arasında elişi müsabakası, erkekler arasında yazı müsabakası yapılmıştır.

Kadın:  (26 Ekim 1908 -1909 Mayıs) Selanik’te çıkan dergi 30 sayı olarak yayınlanmıştır. İmtiyaz sahibi Mustafa İbrahim’dir. İşlediği konular, kadınlara öğrenim imkânının tanınması, kız öğrencilerin Darülfünun’a kabul edilmesi, kız okullarının yetersizliği, kadınlara karşı yapılan saygısızlıklar, örf ve âdetler, ahlâk, aşk, kadın-erkek ilişkisi, evlilik, terbiye, kadınların çalışması gibi konulardır. Yazın kadrosunda: Ayşe İsmet, Cavide Peyker, Emine Semiye, Fatma Seniye, Zekiye, Fatma Bint-i Haşim, Nakiye, Nigar Bint-i Osman. Abdullah Cevdet, A. Ulvi, Abdülhak Hamid, Mehmet Emin, Celal Sahir, Kazım Nami gibi erkek yazarlar da vardır.

Kadın: (İstanbul) (1911) Şiirler, mensureler, hikâyeler, kadınlar için söylenmiş sözler, tarihten kadın portreleri, kadın haberleri, sağlık ve güzellik üzerine yazılardan oluşmaktadır. Yazarları: Selahattin Enis, Yaşar Nezihe, Yahya Sami, İffet Neriman, Hüseyin Cahit, İzzet melih, Hüseyin Kazım, Köprülüzade Fuad, Nigar Bint-I Osman, Kadriye Hüseyin, Celal Sahir, Fahrü’n Nisa, Ali Süha, Makbule Leman, Melâhat Belkıs, Prenses Kadriye Hüseyin, Abdullah Cevdet ve Tahsin Nahid’tir.

Hanımlar Alemi:  (1914-1918) Haftada bir kere resimli olarak yayınlanmıştır. 32 sayı olarak çıkmıştır. Feminizm, kadın hakları, toplumsal hayat, eğitim, iş hayatı, evlilik, çocuk bakımı, örf ve adetler konuları işlenmiştir. Kadın mektuplarına da yer vermiştir.

Kadınlar Dünyası: (1913’ten 1921’e kadar kesintili de olsa yayınlanmıştır). Osmanlı Kadınının hak mücadelesini yürüten Osmanlı Müdafa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti’nin yayın organıdır. Ulviye Mevlan’ın çıkardığı Kadınlar Dünyası, kadınlar için yeni bir dünya yaratma görevi üstlenmiştir. Her kesimden kadının kendini ifade etmesi hedeflenmiştir. Sadece entellektüel kadınlar değil her kesimden kadınlar yazı yazmıştır. Feminizmi benimsemiştir. Dergi sadece kadın yazarlara açıktır.  

1999 Yılında Işık Soner’in yayın yönetmenliğiyle yeniden çıkarılmış, yayın hayatı olan üç yıl boyunca kamuoyunda geniş bir alıcı kitlesine ulaşmıştır.

Kadınlık: (1914) “Dimağları paslandıran cehalet ve karanlığın yosunlarını, ilmin beyaz tırnakları ile söküp çıkarmağa” uğraşacağını iddia etmektedir. Tesettür olayına, sadece dini ya da kocaların isteği olarak değil, sosyal düzenin korunması için devletin koyduğu bir kural olarak bakmaktadır.

Toplumun ilerlemesi için kadınların eğitilmesini savunmakla birlikte yazarlar arasında farklı bakış açıları görülmektedir. Kadınlara iyi bir eş, iyi bir anne olma rolünü uygun gören yazarların yanında kadınların çalışabilmeleri gerektiğini öne sürenler de olmuştur.

Meşahir-I Nisvan köşesi, geçmişte başarıları ile meşhur olan kadınların hayatlarını irdeleyip kadınlara cesaret vermeyi amaçlamaktadır.

Genç Kadın: (1919) Sahibi Muallim Fuad Şükrü’dür.  Feminizmi Avrupa kökenli olduğu için reddetmiştir. Bunu da şöyle açıklamıştır: Bir İslâm ve bilhassa bir Türk kadını, bir Fransız, bir İngiliz, bir Alman, hele bir Amerikan kadını değildir. Çünkü her kavim ve milletin kendine ait harsı, toplumsal, dini, siyasi bir geleneği vardır ve bu durum ihmal edilmemelidir. Bu durum göz önüne alınmazsa kadınlık sorununun çözümünde ilerleme değil gerileme olur. Sansürü eleştirmiştir.

Türk Kadını: Gerçek ismini belirtmek koşuluyla, sayfalarını kadın-erkek tüm yazarlara açmıştır.

İnci : (1919) Erkekler tarafından çıkarılan Kadın dergisidir. Sedat Semavi’nin çıkardığı derginin milliyetçi bir ideolojisi vardır. Baş Yazar Emine Semiye’dir. Ancak 160 yazardan sadece 21’i kadındır. Genelde erkeklerin kadınları görmek istedikleri şekilde düşünceler yer alıyordu. Kadını, anne ve ev kadını çerçevesine hapsediyordu.

Yeni inci: İnci’nin devamı niteliğindedir. Kadın İmzaları daha da azalmıştır. Dergi bir edebiyat dergisi kimliğine bürünecektir.

Erkekler Dünyası: (1914’te tek nüsha olarak çıkmıştır). Kapağında “Kadınlığın kadir kıymetini bilen eserlere açıktır” ibaresi vardır.

Kadınlar Oyuncak Değildir: “Diken” dergisi bünyesinde çıkan mizah dergisidir.

Siyanet: (1914) Malûmat-ı Dahiliye İstiklali Kadınlar Cemiyet-i Hayriyesi tarafından çıkarılmıştır. Cemiyetin amaçları doğrultusunda yayın faliyeti yürütmüştür. İçtimai, edebi, ilmi, iktisadi, kadın ve aile dergisidir.

Seyyale: (1914) “Genç kızlarımızla hanımlarımıza mahsus ilmi, fenni, edebi, ahlaki, felsefi, sınai, seyyal-i musavver mecmuadır” ibaresiyle yayınlanmıştır.

Musavver Kadın: (1911) İstanbul’da yayınlanan Kadın dergisi bir değişiklik yaparak bu adı almıştır. Yedi sayı olarak çıkmıştır.

                                                                               ***

Cumhuriyet Döneminde Kadın Dergileri

Artık Cumhuriyet kurulmuş, pek çok devrim yapılmış, toplum hızla dönüşmeye başlamıştır. Kadınlar siyasi ve eğitim alanında haklar elde ederek ve çalışma hayatına atılarak daha görünür olmaya başlamıştır.

Osmanlı döneminde daha çok kimliğini kabul ettirmeye çalışan kadın profili yerine, Cumhuriyetin kurulmasıyla kadınlar daha çok fiziksel olarak var olduklarını kanıtlamaya çalışmışlardır.

Cumhuriyet’in kurulmasından sonra 1928- 1940 yılları arasında kadın dergilerinde düşüş olmuştur.  1947 yılına kadar kadın dergi ve gazetelerinde yayın sorumlusu ve sahibi kadın olan bir yayına rastlanmamıştır. 1928- 1996 yılları arasında çıkarılan dergiler konularına göre beş ana başlık altında toplanmıştır 1) Giyim modası, güzellik, bakım, fotoroman 2) Din konuları 3)Anne- çocuk konuları 4) Mesleki yayınlar 5)Fikir yayınları

Kadın dergileri 1970’lere kadar kadın merkezli değil, aile merkezlidir ve daha çok magazinciliğe dönüşmüştür. 1970 yılından sonra ikinci dalga feminizm ve  dünyadaki gelişmelerle birlikte Türk Kadını kimliği ve kadınlık meseleleri tartışılmaya başlanmıştır.

1980’den sonra Liberalizm ve Feminist akım yayın sektörünü etkilemiştir. Kadın dergileri, Liberal söylemin biçimlendirdiği modern şehirli kadına hitap etmeye başlamıştır. Erkek bakış açısıyla çıkan dergilerde kadın bedeni cinsel bir objeye dönüşmüştür. Çıplak kadın resimleri ve kapak kızları ile çıkan aktüel dergileri satış rekorları kırmıştır. Teknolojinin gelişmesine paralel olarak dergi kağıdı ve görsellik açısından kaliteli malzeme kullanılması reklam pastasındaki payını büyütmüştür. Ekonomik bir kol haline gelmiştir. Günümüzde bile gazete ve dergilerde şiir, öykü, roman, deneme gibi edebi eserler değil, televizyon, dizi, sinema, belgesel, reklam vb. görsel basında eril cinsin egemenliği altında kadınların evlilik , aile, çocuk bakımı, yemek ve ev işleri konularına yönlendirilerek pasifize edildiği görülmektedir.

1990’lı yıllardan sonra kadın dergileri piyasasında bir artış gözlenmiştir. Yayınlanan dergilerde yine anne- çocuk, eşitlik, moda, güzellik, elişleri Kürt kadınlarının kimliği, islamcı kadınlar, çalışan kadın vb. Konular işlenmiştir. Neoliberalizmin ulus devletleri parçalamaya yönelik çalışmaları kapsamında ülkelerdeki etnik ayrımcılık bazı dergilerde körüklenmiştir. Türkiye’nin ulus devlet kimliği hiçe sayılarak Kürt kadını etnik kimliği öne çıkarılmaya çalışılmasına ragmen, aynı yayın grubunda Kıbrıs için “Türk-Rum yoktur, insan vardır” diyebilmektedirler.

Cumhuriyet Dönemi Kadın Dergileri

Süs: (16 Haziran 1923) Cumhuriyet’in llk kadın magazin dergisidir. Kendisini “Haftalık edebî hanım mecmuası “olarak tanıtmıştır. Derginin sorumlu müdürü Mehmet Rauf’tur. Mehmet Rauf’un daha önce çıkardığı Mehasin daha çok sosyal ve siyasal konulara yer verirken Süs daha çok moda, ev, aile hayatı, günlük yaşam koşulları konularını işlemiştir.

Süs, kadını annelik vasıflarından ayırmayarak, okuyan, öğrenen, çalışan, kendine bakan modern bir kadın tipi çizmeye çalışmıştır.

Ev-İş:  (1937-1952) Atatürk ilkelerinin yaşaması için toplumun da bu paralelde eğitilmesi gerektiğini öne sürer. Toplumun dayandığı yegâne birim de “Ev”dir.

Ana: (1938-1942) Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından çıkarılmıştır. Çocuğun ilk yıllarını şekillendirecek aileye ve o ailenin idaresini elinde tutan anneye hitap etmektedir.

Kadın Gazetesi: (1947-1979) Kadın-erkek eşitliği üzerinde durmuş, kadınla ilgili cinsel, sosyal konuları işlemiştir.

Hemşirelik Dergisi:   (1950- Devam ediyor) Türk Hemşireler Derneği yayınıdır. Hemşirelik mesleğini değişen hayat fikirlerini de dikkate alarak geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Firuze: Cumhuriyet’in ilanından sonra yayımlanan ilk kadın dergisidir. İki sayı yayınlanmıştır, Süs dergisinin devamı olduğunu iddia etmiştir.

Kadın Yolu Dergisi: (1925) Türk Kadınlar Birliği’nin yayın organıdır. Cinsiyetçi zihniyete karşı ideolojik bir mücadele vermiştir. Kadınları ilgilendiren reformlarda da etken olmuştur. Kadın Yolu dergisi, muhalefete özgü sert tutumlar takınmak yerine yapıcı bir tutum izleyerek, kadınların bir takım haklar elde etmesinde etken olmuştur. Batılı ülkelerin kadın hakları da dergide takip edilmiştir.

Cumhuriyet Kadını: (1934) Derginin ana teması, her alanda uğraş veren çok yönlü kadın olarak belirtilmiştir.

Hanımeli: (1947) Halil Lütfü Dördüncü tarafından yayınlanmıştır. Bu dergi, Cumhuriyet yıllarının idealist yaklaşımını sürdürür. Hem kadın okurlara sayfalarını açmış, hem de dünya kadınları ile ilgili bilgi vermiştir.  

Yelpaze: (1952-1967) Öncelikle çocuğu ve ailesi olmak üzere kadının diğer alanlarda da başarılı olmasını savunur, kadınların erkeklerden daha dürüst politika yapabildiğini iddia eder.

Türk Kadını: (1966-1973) Türk Kadını’nın tarihten gelen özellikleri, başarıları ve zaferlerini dikkate alarak ilerlemesini amaç edinmiştir.

Kadınların Sesi: (1975-1980) Dünya Kadınlar Yılında çıkmaya başlamıştır. “Seks, süs sembolü, aklı uzun saçı kısa, elinden cımbız ayna düşmeyen, yeri ev, görevi analık olan kadın tipi, hem hayatın gerçekleriyle uyuşmamakta hem de giderek özenilir, aranır özellikler olmaktan hızla çıkmaktadır“ şeklinde yayın politikasını belirtmiştir.

Elle Dergisi: (1976)Moda, Güzellik, sağlık, eğlence konulu bir Fransız dergisi olup dünyanın en çok satan dergilerinden biridir. Dergide moda, güzellik, sağlık, aşk ve seks, psikoloji, astroloji, ayın röportajı konuları işlenmiştir. Duygu Asena ve ekibinin yayını devralmasından sonra, kadın erkek ilişkilerinde sınırı kendi belirleyen kadın görüntüsü çizmiştir. Hâlen moda dergisi olarak çıkmaktadır.

Elele: (1976) Almanya’nın öncülüğünde çıkmış bir yayındır. Uluslararası işbirliği ve yakınlaşmanın oluştuğu döneme uygun aile yapısını oluşturmak amacıyla çıkmıştır.

Resimli Hayat: Şevket Rado tarafından çıkartılmıştır. Çok renklidir, Ön ve arka kapakta güzel kadın artist fotoğrafları kullanılmıştır. Yayın politikası kadına yönelik konular işlemekle birlikte tüm aile bireylerine hitap etmektir. Klâsik müzik dinleyen, ünlü yabancı yazar ve kişileri merak eden okura hitap etmektedir.

Kadınca: (1978-1997) Genel Yayın Yönetmeni Duygu Asena, Sorumlu yayın Müdürü Muhittin Sirerdir. Aylık kadın dergisidir. Türkiye’de kadınlığı erkek söyleminin dışında tanımlamıştır.

Şehirlerde yaşayan ev hanımlarına hitaben yayınlanmaya başlamışsa da, Duygu Asena ve ekibinin yayını devralmasından sonra daha radikal feminist bir yayın politikası izlemiştir. Kadınların ev dışında da bir hayatının olduğu, sadece erkekler için değil kendisi için de bakımlı olması ve iyi giyinmesi gerektiği vurgulanmıştır. 1980’li yıllarda feminizm sokak gösterileri ile kendini duyurmaya çalıştığı dönemlerde kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığa karşı yapılan protestolar Kadınca Dergisinde geniş yer bulmuştur. Feminist düşüncenin tam olarak desteklendiği bir yayındır.

Kadın ve Aile: (1985-1988) Toplumun temeli kadını eğitmeyi ve yüceltmeyi amaç edinmiştir. İslam’a ve dolayısı ile insanlığa hizmet etmeyi ibadet Kabul ettiğini beyan etmiştir.

Mektup: (1985-2005) Emperyalizme karşı İslam kurallarını öne çıkararak kadınları İslam öğretisi içinde güçlü kılarak geliştirmeyi amaçlamıştır.

Feminist: (1987-1990) Feminist ideolojiyi yaymayı amaçlasa da dergi isminden şekline kadar farklı olmayı, şekilsel boyda önemsemiştir.

Rapsodi: (1988) Röportaj, araştırma, inceleme, sağlık, güzellik, moda, dekorasyon yazılarına ve yemek tariflerine yer veren dergi İstanbul’da yayınlanmıştır. Rapsodi Takvim sayfasında sinema, kitap, müzik, video, tiyatro vb. Konulara yer vermiştir. Sosyete haberleri de dergide yer almıştır.

Kaktüs: (1988) Sosyalist feminist bir kadın dergisidir. Dergi Sahibi, Canan Bayraktutan’dır. Türkiye’deki kadınların yanı sıra diğer ülkelerdeki kadınların da toplumsal sorunlarına yer verilmiştir. Okuyucu mektupları, söyleşi, tartışma ve yorum başlıklı sayfalar bulunmaktadır. Belirli günlerde okurlarıyla toplantılar düzenlemektedir.

Marie Claire:   (1988) Türkiye’de de yayın hayatını sürdüren moda dergisidir. Yabancı menşeilidir. Yayın Politikalarını evrensel kadın dergisi olmakla tarif etmişlerdir. Kadın güzelliğiyle ve modayla yakından ilgilenir. Uzak ve yakın olaylara, gelişmelere de yabancı kalmaz.

Kadın Bülteni: (1990-1991) “Kadın Bülteni tanışmamızın, buluşmamızın ilk aracı olsun. Kadınlık konumuyla ilgili sorular soran, yanıtlar arayan, kendini ve kendine dayatılan kuralları aşmaya çalışan kadınların sesini, sözünü birleştirmek için, birbiriyle iletişim kurmalarını sağlamak için bir araç” olarak tanımlamıştır kendini.

Kim Dergisi: (1992) AD yayıcılık tarafından yayınlanmaya başlamıştır. Editörlüğünü Duygu Asena’nın yaptığı dergi, kadın erkek eşitliği, toplumsal cinsiyet ayrımcılığı gibi konulara ironik yaklaşımla değinmiştir. Duygu Asena’nın tanımına göre okuyucular orta sınıf, kendi ayaklarının üzerinde durabilen, 20-30 yaşları arasında modern, özgür kadınlardan oluşmaktadır.

Emekçi Kadınlar Birliği: (1992-1996) Emekçi Kadınlar Kurultayını toplama çağrısıyla çıkarılmış bir yayındır. Emekçi kadınlarla aynı sınıfta konumlanmak bakış açısıyla yayın yapmıştır.

Kadın Araştırmaları Dergisi: (1993- Devam ediyor) İ.Ü. Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından, yılda bir kez olarak çıkarılmaktadır. İlk sayıda, Aile kurumunu sosyoloji, tarih, sosyal psikoloji, antropoloji, medeni hukuk ve ceza hukuku açısından ele aldıklarını belirtmişlerdir. Kurucusu Prof. Dr. Necla Arat’tır.

Kadın Sorunları ve Statüsü Genel Müdürlüğü Bülteni: (1993-1994) 8 mart Dünya Kadınlar Günü’nde Lâikliğin kadın gelişimi açısından önemi vurgulanmıştır.

Cımbız: (1994) Kadın erkek eşitliğinden öte kadınların kendi değer yargıları ile seçecekleri bir dünya yaratmayı hedeflemektedir.

Cosmopolitan (1992): ABD Menşeili, ülkemizde Bir Numara Yayıncılık tarafından yayınlanmaya başlamıştır. İçeriği: Cinsellik, kariyer, toplumsal ilişkiler, moda, sağlık, güzellik, dekorasyon konularından oluşmaktadır. Hedef kitlesi öncelikle üniversite eğitimi görmüş iş yaşamına atılmış başarılı kadınlardır. Cosmopolitan “Cosmo Kız” olarak adlandırdığı okur kitlesini, bağımsız, başarılı, yaşamın tüm ayrıntılarından zevk alan, eğlenmeyi bilen, cinselliğini uçlarda yaşayan, evlilik ve anne sorumluluğunu bir yere kadar taşıyan biri olarak tanımlamaktadır.

Martı: (1994) Kadın sorunlarının baba, koca, sermaye gibi bir reise tabi olmadan çözülmesini savunmaktadır.

Pazartesi: (1995-2010) Dayağa karşı dayanışma, cinsel tacize karşı mor iğne kampanyalarını gerçekleştiren grubun çıkardığı feminist dergidir.

Gacı: (1996-2006) Sesini duyuramayan kadınların hakları için kalemle ifade etme yöntemi olduğunu iddia eder.

Roza: (1996-1999) Kürt kadınlara hitaben çıkan bir dergi. Kadın olmanın yanında Kürt Kadını olmanın da ezici bir durum olduğunu iddia etmiştir.

Eğitim Sen Kadın: (2007- Devam ediyor) Eğitim Sen Sendikasının çıkardığı kadın eğitimciler için kadın sorunlarını içeren dergidir. Ülkenin savunulması amacı ile yapılan askeri operasyon ve harekâtları savaş olarak değerlendirmiştir.

Kazete: (1997- Devam ediyor) Türkiye’de özgürlüklere karşı en duyarlı il olarak kabul edilen İzmir’de yayınlanmaktadır. Kadını köle olarak gören, gerici, bağnaz, kaderci anlayışla mücadeleyi esas alır. Siyasal islam ve ırkçı anlayışlar dışındaki tüm görüşlere açık olduğunu iddia eder.

Türk Kadınlar Birliği: (1997- Devam ediyor) Ülkenin ve demokrasinin gelişmesinin tek yolunun kadınların durumlarının düzeltilmesi ve yükseltilmesinden geçmektedir.

Uçan Haber: (1998-2006) Uçan Süpürge kadın hareketinin yayın organıdır. Birikmiş kadın hareketi deneyimini değerlendiirmek ve yurt dışındaki kadın hareketleri ve kuruluşları ile de işbirliği yapmayı hedeflemiş, feminist çizgide bir hareket ve yayındır.

Kaos-GL:  (1999- Devam ediyor) Türkiye’nin ilk yasal eşcinsel yayını.

Petrol İş Kadını: (2003- Devam ediyor) Kadının eş olarak, anne olarak, emekçi olarak yaptıklarının yanında sendikada, iş yerinde, siyasi partide yönetici olarak hayatın her alanında yer aldığını hatırlatmak amacıyla çıkmış bir dergidir.

Turuncu: (2003- Devam ediyor) Değerlerimize sahip çıkarak kadın hareketini yürütme iddiasındadır.

Amargi: (2006- Devam ediyor) Feminist teori ve feminist pratiği birbirine yaklaştırmayı amaç edinmektedir.

Kaynaklar:

1) 1914 Yılında Yayınlanan kadın Gazetelerinden ‘Kadınlık’a göre kadın,                       Yrd. Doç. Dr. Besim Yıldırım – Doç. Dr. Salih Seyhan

2) Cumhuriyet Dönemi Kadın Dergileri 2011 Ajandası

3) Cumhuriyet Dönemi Kadın Dergileri (1923-1992)                                                               Selda Malkoç Kılıç – Duygu Vefikuluçay Yılmaz

4) Osmanlı Dönemi Kadın Dergileri

Selda Malkoç – Duygu Vefikuluçay Yılmaz

5) Geçmişten Günümüze Kadın Süreli Yayınlarına Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım,

Dr. Elmas Şahin

6) Osmanlı’nın Son Döneminde Kadın, Betül Erken

7) Osmanlı Kadın Hareketi, Serpil Çakır

Bağlantılar