Bayram tatili nedeniyle birkaç gün sonra da olsa, 24 Temmuz 1923’te imzaladığımız Lozan Barış Antlaşması’nın kadınlar açısından önemine değinmemiz ertelenemez bir görevdir. Lozan Barış Antlaşması imzalanırken Mevhibe İnönü de bu tarihi ana tanıklık eder. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin büyük zaferinde Türk kadını da oradadır. İmza anından itibaren, tam bağımsızlığımıza sahip çıkma sorumluluğu artık kadınların da omuzlarındadır.

Tam bağımsızlık uğruna yola çıkanlar, meclis açanlar, dünyanın ilk ulusal kurtuluş savaşını verenler, yeni devletin tapusunu da Lozan’da tescil ettiler. Vatanın her milimetresinden, kadın erkek o günden bu yana, büyük Atatürk’ün sözüyle “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkı” olan Türk Milleti sorumludur.

Milli Mücadele tarihimiz, birlikte savaşmanın ve mücadelenin zaferleriyle doludur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne kabul ettiremediklerini “cebine koyan” emperyalist devletlere karşı bugünkü savaşımız da, Cumhuriyetle gelen devrimler de henüz tamamlanmamıştır. Fakat tamamlayacağız.

O nedenle, milli birliğimiz ve beraberliğimizin bütün siyasetlerin üstünde önemi vardır. Ayaklar altında kalmanın en büyük bedelini ödeyecek olanlar kadınlarsa, birliğe en çok sahip çıkması gerekenler de onlardır.

Vatan savaşı sürecinde, önceliklere göre hareket etme zorunludur. Atatürk laikliği öne çıkarsaydı Kurtuluş Savaşı kazanılabilir miydi? Bugün, vatan savaşı tespitini yapan VP Genel Başkanı Doğu Perinçek, bu zorunluluğu şöyle dile getiriyor: “Laiklik kuşkusuz çok önemli. Laiklik milleti birleştirmek ve vatanı bütünleştirmek açısından da stratejik değer taşıyor. Ama bugün stratejik düzlemde Vatan Savaşı laikliğin önündedir. Vatan Savaşını kazanırsak laiklik sorununu da çözeriz. Ama işe laikliği öne alarak başlarsak, Vatan Savaşını kaybettiğimiz gibi laiklik mücadelesini de hepten kaybederiz.”

Laiklik, Cumhuriyetin temel ilkelerinden biri olarak, elbette başta kadınların kazanılmış haklarının ve özgürlüklerinin güvencesidir. Laiklik ilkesinden vazgeçmeyecek bir milletin kadınları olarak, laikliğin sadece giyinme ya da örtünmeden ibaret olmadığını biliyoruz.

Akdeniz ve Ege’de ABD-İsrail emperyalizmine, içerde onların terör uzantıları FETÖ ve PKK’ya karşı vatan savaşımız sürüyor. Lozan’ı gerçekleştiren milli birlik ruhu bugün de yaşıyor. Biçime değil, vatanın ihtiyacına göre saf tutuyoruz.

Zafere milletin bütünlüğüyle ulaşacaksak, ABD’nin bölücü laikliğine izin vermeyeceğiz. Vatan savaşı kadınları devrimcidir. Biz devrimci laik bir tutumu benimsiyoruz.

Bağlantılar