Kadın öncülerin mirasıyla yürüyoruz

6 Mayıs 2021 | SERBEST KÜRSÜ

Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 95. yıldönümünde sorumluluğumuzun bilincindeyiz. 21. Yüzyılda Cumhuriyet Devrimi’mizin bize kazandırdığı değerleri ilerletmeye azimliyiz. Bu amaçla Milli bağımsızlığımıza göz dikenlere karşı sesimizi, kardeşliğimizi, yeniden yükseltiyoruz.

Birliğimize dört elle sarılıyoruz. Bugün Hakkâri’den Edirne’ye, Artvin’den Kars’tan Hatay’a kadar kucaklaşıp bir olabiliyorsak, bunu 17 Şubat 1926 günü kabul edilen Medeni Kanunun bize kazandırdığı bilinçle yapıyoruz. Türk kadını Medeni Kanun sayesinde pek çok Avrupalı kadından önce ileri haklar kazandı: 1. Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı, 2. Evlilikte resmî nikâh zorunluluğu getirildi, 3. Tek eşle evlilik esası kabul edildi, 4. Kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındı, 5. Mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşit hale getirildi. O dönem için uzaya gitmek kadar zor olan bu yasalar devrimin gücüyle donuklaşmış akılları sarsarak gerçekleşti. Birleşme irademizi evlatlarımıza siper yaparken, aynı zamanda ülkemizin düşmanlarına karşı omuz omuza duruyoruz. İçerde ve dışarda acılarımıza timsah gözyaşı dökenleri de gözden kaçırmayıp birliğimizi büyüteceğiz.

Çanakkale’ye gönderdiğimiz saçı kınalı oğullarımızı, Memet’imizi, Memo’muzu, 15’liklerimizi, Milli Mücadele’de ayağımızdaki çarığı, belimizdeki süngüyü, elimizdeki tüfeği, yediğimiz kuru tayını unutmadan Vatan Savaşı cephesinde yeniden saf tutuyoruz. 

ABD’nin maşaları bugün HDP-PKK olarak, ya da yarın başka ad altında istedikleri kadar düşmanın topuyla tüfeğiyle saldırsınlar, sonları aynı olacak. Milletçe terörün kökünü kazımaya bugün dünden daha çok azimliyiz. İrademiz karanlık hainlikleri yenecek, PKK terörünü ve devletimizin varlığına kasteden cümle ihaneti bitireceğiz. Bunu Cumhuriyet Devrimimizin bize kazandırdığı yüksek donanımla başaracağız. 

Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk kadın devrimi olan Medeni Kanun’un kabulünden bugüne, çıkarılan yasalarımızın hepsine şükranlık duyuyor, gönülden sahipleniyoruz. Bizim, kendi yaralarımızı, kendi kadınlarımızı birleştirerek en iyi biçimde saracağımızı dost düşman çok iyi bellesin.

Bugün şehitlerimizin annelerinin, babalarının yüreğine düşen ateş, bütün Cumhuriyet Kadınlarının yüreğine düşmüştür. Anadolu toprakları bizi iyi bilir. Devlet kuran nice kadın öncülerin mirasıyla yürüyoruz. On binlerce yıllık, kadın yüceliğiyle kutsanmış ovalarımızın, dağlarımızın, en küçük çakıl taşımızın, bitirilen canlarımızın hesabını emperyalizmin maşalarından soracağız.

Bölgemize kan kusturan ABD terörünün son askeri gidinceye kadar, son kalesi dağıtılana dek bize dur durak yoktur. Bu cennet vatanın bütün varlıkları, sadece topraklarımızın üstünde yaşayan topyekûn milletimizindir. Bölgemizde terör devletçiklerine izin yok!

Türkiye Cumhuriyeti’nin çatısı altında, al bayrağın altında duran, gönlünün derinlerinden “Vatanım” diyebilen bütün kadınların, gerçekten Ata’sının uygarlık yoluna baş koymuş olan cesur anaların, kadınların yürüyeceği tek yol vardır: ABD ve AB işgalciliğine geçit vermeyen uyanıklıkta yürünecek Milli Birlik ve Tam Bağımsızlık yoludur.

Türk kadını dün erkeğe karşı savaş açarak değil, haklarını mücadele içinde dile getirdi, mücadele içinde özgürleşti. Kadın Hakları mücadelesi, ancak toplumsal mücadelenin içinde güç buluyor. O mücadelenin ön saflarına ise bugün Diyarbakır Anneleri geçmiş bulunuyor. 

Bağlantılar