‘KADINLAR DÜNYASI’NIN ÖNCÜ KADINI NURİYE ULVİYE MEVLAN

17 Mayıs 2020 | SERBEST KÜRSÜ

Nuriye Ulviye’nin yaşamı, doğrudan o dönemin kadınlarının yaşamlarının bir aynasıdır. Çok küçükken evinden ayrılış, çocuk yaşta evlilik, daha sonra iki evlilik, kadınların kendilerini ifade edebilmesi ve sosyal yönden daha ileri koşullara ulaşmaları için gösterdiği büyük, cesur çabalar…

Nuriye Ulviye, bir cesuryürek… Zeki, inançlı, kararlı ve atak. Sevecen, sıcak, anlayışlı, iyiliksever yapısıyla çevresinde de çok sevilmiş. Kendini iyi yetiştirmiş, çağının en ileri düşüncelerine sahip olmuş, düşünmekle kalmayıp elinden ne gelirse bu uğurda ortaya koymuş. Alnında bilimin ışığı, yüreğinde vatan sevdasıyla yaşamını sürdüren yüksek karakter sahibi bir aydın o.

Doğup büyüdüğüm yerlerin bağrında, Hatay’ın topraklarında
sonsuzlukla buluşan bu öncü kadını benim yazmam, nasıl değerli bir rastlantı. Ondördümdeyken yitirmişiz. Bilebilseydim, İskenderun’dan Kırıkhan’a gidebilseydim, tanıyabilseydim onu keşke… Şimdi ben onun doğup büyüdüğü topraklardan bu yazıyı yazıyorum.

Nuriye Ulviye, Balıkesir’in Gönen ilçesine bağlı Hacıvelioba köyünde Safiye ananın, Kafkas asıllı çiftçi Hacı Mahmut Yediç’in kızı olarak doğar.. Yıl 1893. Daha 6 yaşındayken, ailesi maddi sıkıntılar içinde olduğundan kızkardeşiyle birlikte saray hareminin hizmetine verilir. Yıldız sarayında özel eğitim görür. Ardından, 16 yaşında iken, Sultan Abdülhamit’in süt kardeşi Hulusi Bey ile evlendirilir. Hulusi Bey, yaşça kendisinden çok büyüktür. 20 yaşında iken eşini kaybeder. Kendisine oldukça yüklü bir malvarlığı kalır.

Nuriye Ulviye Hanım, aynı yıl 17 Nisan 1913 (4 Nisan 1329) ’te ‘Kadınlar Dünyası’ dergisini kurar. Kadınlar tarafından, kadınlarla ilgili çıkarılan en etkili, önemli yayın olmuştur. Kapağında şöyle yazar: ‘Fenni, edebi, içtimai, hanımlara mahsus yevmi gazetedir. Sahaifimiz cins ve mezhep tefrik etmeksizin muhterem Osmanlı hanımları âsarına münhasırdır.’

Kadınlar Dünyası 100 sayısını, günlük olarak çıkarır. 100.sayıdan sonra haftalık olarak çıkarılmaya başlanır. Nuriye Mevlan bu arada gazeteci ve politikacı Mevlanzade Rıfat bey ile evlenir. 108.sayıda adı Nuriye Ulviye Mevlan’dır.

İkinci Meşrutiyet’teki kadın hareketinin mücadele programını anlatan ‘Kadınlar Dünyası’ gazetesinin yayınları, İkinci Meşrutiyet’in yarattığı kadın hareketinin yüksek bir bilinçle hareket ettiğini göstermektedir.

Osmanlı Devleti, 1729’da matbaayla tanıştıktan sonra yayın hayatı da başlar. 1800’lü yılların ortalarından itibaren çıkarılan kadın dergileri, kadınların toplum ve aile içindeki durumlarını işlerler. 1875-1895 arasında yayınlanan Mürettib-i Muhadderat ve Hanımlara Mahsus gibi dergiler, çocuk sağlığı ve terbiyesi, kadınların yetiştirilmesi türünden konuları ele alırlar. Kadınlar Dünyası ise, Meşrutiyet döneminde çıkarılan dergilerin en önemlisi sayılabilir.
Dergiyi orta ve üst tabakalardan gelen hanımlar çıkarmakta, Meşrutiyet devriminin açtığı kültür ve özgürlük yolundan faydalanmaktadırlar.(1)

Nuriye Ulviye Mevlan, Kadınlar Dünyası’nı kurduktan bir ay sonra, 28 Mayıs 1913’te ‘Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-i Nisvan Cemiyeti’ (Osmanlı Kadın Haklarını Savunma Birliği)ni kurar. Cemiyetin amacı, kadınların eğitiminin, istihdamının sağlanması ve kıyafet haklarının iyileştirilmesidir. (2)

Türkiye’de Meşrutiyet yıllarında kurulan kadın örgütleri ilk aşamada, Batı’da da olduğu gibi, yardım derneği görünümündedirler. Ancak, Nuriye Ulviye Mevlan’ın kurduğu Müdafa-i Hukuk-ı Nisvan kadın- erkek eşitliğini savunmakta, kadının kısa sürede dış dünya ile bütünleşmesini ya da toplumsallaşmasını gündemine koymaktaydı.(3) Çöken imparatorluğun yenilgilerinden büyük acı duyan kimi yazarları yardım ve bağışlar üzerine yazılar yazmaktaydılar.

Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti, ‘her Osmanlı kadınını asil, yabancı kadınları da yedek üye’ kabul etmekteydi. Kadın erkek eşitsizliğine, hukuksuzluğa, eğitimsizliğe karşı büyük bir mücadele başlatan cemiyet, gazete ve broşür yayımlayarak, konferanslar düzenleyerek, kurslar ve özel okullar açarak kadın haklarını anlatmaya ve korumaya çalışmaktaydı. Kadınların ev dışındaki giysilerinin düzenlenmesini programına almıştı. Aile yaşamında önemli değişiklikler önererek, kadınlara da boşanma hakkının tanınması, çok eşliliğin önlenmesi, evlenme biçiminde değişikliğe gidilerek görücülük yerine eşlerin birbirini görmesi, tanıması gerektiğini savunmaktaydı.

Yurdun her yanında kız liselerinin açılması, kadınlara yüksek öğrenim hakkının tanınması, cemiyetin istemlerinin başında geliyordu. Cemiyetin çabaları ve Kadınlar Dünyası’nın yarattığı tartışma ortamı, 12 Eylül 1914’te İstanbul’da İnas Darülfünunu’nun açılmasını, kadınların yüksek öğrenim görebilmelerini sağlayacaktır.

Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti, kuruluşunun tohumlarını atan Kadınlar Dünyası ile kadınlara ulaşmıştır. Nuriye Ulviye Mevlan’ın sahibi, Emine Seher Ali’nin sorumlu olduğu gazetenin yazarlarından bazıları Mükerrem Belkıs, Fatma Nasib, Nadire Nazmi, Âtiye Şükran, Mediha Hasib, Aliye Cevat, Yaşar Nezihe, Feride Nihal, Rasime Binti
Ahmet Rasim, Nigâr Ferit, Cevriye Cemil, Münire İhsan, Enise Şükrü, Selma Kâmil’dir.

Cemiyet, girişimci kadınları da destekler. Cemiyetin katkılarıyla, Seyide Kemal Hanım, Sultanhamam’da kadınların çalıştığı ve kadınlara hizmet veren özel bir pastane işletir. Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti Kadınların kamu kuruluşlarında da çalışması için mücadele eder.(4)

Nuriye Ulviye Mevlan, Kadınlar Dünyası’nı çıkarmakla, Balkan Savaşlarıyla başlayan yenilgilerin içinde büyük bedeller ödeyen ve diğer yandan Batı’daki devrimlerin etkisiyle haklarının peşine düşen kadın kesimlerinin seslerini birleştirmiş, yükseltmiştir. Kadınlar, gazetede ‘Yaşasın Hürriyet’ diyerek yazılar kaleme almışlar, hem
erkeklere, hem hemcinslerine seslenmişlerdir. 26 Mayıs 1913 tarihli Kadınlar Dünyası’nda yer alan Lâmia Cemal’in şiiri, Nuriye Ulviye ve arkadaşlarının, gazetenin bütün sayılarına yansıyan yüreklerindeki vatan sevgisinin şahlanışının örneklerinden sadece biridir:

Uçuruma Doğru

Bilmem ne zaman mahvolacaktır bu atalet

Sarsılmayacak mı temelinden bu cehalet!…

Eyvah ki bütün ruhlara çöktükçe rehavet

Encâm olacak sonrası kâbus felâket.

Gelin Allah için olsun bir ân da ağlayalım!

Şu zavallı vatanın hürmetine canlanalım!

Düşelim secde-i Rahman’a… Hakk’a yalvaralım!

Bilelim kadrini ilmin, onu candan kapalım…(5)

Nuriye Ulviye Mevlan, Atatürk’e muhalif yazılar yazan, sürülen Rıfat Mevlan’dan 1927’de boşanır. İstanbul Sultanahmet’te bir öğrenci evi, pansiyon işletmeye başlar. İstanbul’a Çapa Tıp’ta okumak üzere Hatay Kırıkhan’dan gelen Ali Civelek(1904-1985) pansiyonda kalmaya başlar. Nuriye Ulviye Dr.Ali Muharrem Civelek ile, İstanbul’da 1931’de evlenir.

Nuriye Ulviye Civelek’in çalışmaları 1934’te kadına seçme ve
seçilme hakkının verilmesine kadar sürer. Ali Civelek’le Kırıkhan’a gelip yerleşirler. Ulviye hanımın soylu davranışları, yardımseverliği, insanlara olan sevgisi, eğitime verdiği değer nedeniyle burada çok sevilir ve adeta el üstünde tutulur.

Uzun süren rahatsızlığı nedeniyle İstanbul’da tedavi gören Nuriye Ulviye Civelek, 1964 yılında vefat etmiştir. Kendisini çok seven ve değer veren Dr. Ali Muharrem Civelek Antakya Asri mezarlığında Nuriye Ulviye Civelek adına yaptığı mermer çeşme ve mermer kitabe ile, onun Türk toplumuna verdiği katkıları belirtir. Ortodoks kilisesi bahçesindeki bir binayı alarak restore ettirir ve eşinin adına kütüphane kurulması şartıyla, devletine binayı bağışlar.

1970 yılında, T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı Kırıkhan Nuriye Ulviye Civelek Halk Kütüphanesi hizmete başlamıştır. Kütüphane, bugün de yaklaşık 22 bin kitabı, internet ağı ile Kırıkhanlı gençlerin ve özellikle öğrencilerin en önemli bilgi ve kültür kaynağı olarak hizmetini sürdürmektedir.(6)

Ulviye Nuriye Civelek, Vatanının kurtuluşu ve kadınların her
yönden gelişimi için, madden ve manen büyük emek vermiş,
bulunduğu çağa ve koşullara göre ileriyi gören öncü kadınımız Ulviye Nuriye Civelek’i, çalışmalarımızda seçkin ve unutulmaz bir örnek olarak sonsuza dek anımsayacağız, yaşatacağız.

Değerli anısına selam olsun.

Zerrin Öztürk

Öncü Kadın Merkez Eğitim Bürosu Başkanı

Kaynakça:

(1) Yıldız Sertel, Kadın Araştırmaları Dergisi, Sayı:4, 1996, s.30.

(2) Yenileşme Sürecinde Türk Kadını, Prof.Dr.Şefika Kurnaz,Şubat 2011,s.166

(3) Türkiye’de Siyaset Ve Kadın, Prof.Dr.Zafer Toprak, Kadın Araştırmaları Dergisi, Sayı:2, 1994,s.5.

(4) Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türk Kadınının Kısa Tarihi, Güldal Okuducu, Kaynak Yay,Ekim 2014,s.334-335.

(5) Kadınlar Dünyası,51.-100.Sayılar, Kadın Eserleri Kütüphanesi 20.yıl Özel yayını,2009, s.27.

(6) http://kirikhan.kutuphane.gov.tr/TR-138740/nuriye-ulviye-civelek-kimdir.html

Bağlantılar