NATO’dan çıkalım Türkiye kurtulur!

15 Temmuz 2022 | Zerrin Öztürk

Öncü Kadın Merkez Eğitim Bürosu Başkanı Zerrin ÖZTÜRK yazdı…

Atatürk’ün ölümünden sonra depreşen mandacı eğilim, II. Dünya Savaşı’ndan sonra, Türkiye’yi Atlantik saflarına itti. İktidardaki CHP hükümeti ABD’yle askeri üs yapımını da içeren, gizli “İkili Anlaşmalar” imzaladı. Ardından NATO’ya ilk üyelik başvurusunu 11 Mayıs 1950’de yaptı. ABD başvuruyu reddetti.

Demokrat Parti iktidara gelir gelmez (14 Mayıs 1950) NATO’ya üye olma misyonunu hevesle üstlendi. Çok geçmeden ABD’nin, Kore’yi bölen Kore İç Savaşı (26 Haziran 1950) patlak verdi. Henüz NATO’ya kabul edilmemiş Demokrat Parti Hükümeti Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü, daha ABD birlikleri Kore’ye ulaşmadan United Press’e “Türkiye, BM çerçevesi içinde kendi hissesine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmekle sorumludur.” açıklamasını yaptı. Menderes Hükümeti, 25 Temmuz 1950’de Kore’ye asker gönderme kararı aldı. Kore Savaşı’nda en ağır kaybı Türk birlikleri verdi.

Dünyanın öbür ucundaki Koreli kadınların yürekleriyle birlikte, bizim kadınlarımızın yüreklerinin dağlanması işte bu NATO “marifetiyle” oldu. Kore Savaşı kendi savaşımız olmadığı gibi, haklı savaş da değildi. Bu ihanet Nazım’ın Diyet şiirinde dile geldi: “Beni, Üniversiteli yedek subayı, Kore’de harcadınız, Adnan Bey!”

Türkiye NATO’ya üyelikle birlikte,on yıllarca emperyalizme bağımlı hale geldi. Kardeş kavgaları birbirini izledi. Ulusal birliğimizi yıkma darbeleri, idamlar, Maraş’ta, Yozgat’ta, Sivas’ta, Başbağlar’da toplu katliamlar, faili meçhul cinayetler, yurtdışında ve yurtiçinde suikastlar yaşandı.

En son 15 Temmuz 2016 Darbe girişiminde ordumuza, emniyet teşkilatımıza, Milletimize genciyle yaşlısıyla kadınıyla erkeğiyle kastedilmeye çalışıldığında pek çok şehitlerimiz, gazilerimiz oldu.

Artık Türkiye NATO zilletini, NATO zulmünü kaldıramaz. Vatan Partisi öncüleri, başta kadınlarımız, yurdumuzun dört bir köşesinde “NATO’dan çıkalım!” diye haykırıyor. HDPKK binaları önünde nöbeti bırakmayan Diyarbakır Anneleri de, toprakta şehit kemikleri de NATO’dan çıkalım diye haykırıyor.

PKK/PYD teröristlerine lojistik-eğitim-uzman-istihbarat-silah desteği,mezhepçilik, bölücülük, kadın hakları mücadelesini saptıran Toplumsal Cinsiyetçilik, türlü çeşit Emperyalist Feministçilik, LGBT+ türevleri, sanatımızı ve kültürümüzü yozlaştıran gizli-açık ödüller/ payeler/ fonların arkasında, NATO’nun başta ABD ve diğer batılı emperyalist devletleri var.

NATO köleliğine en büyük bedeli kadınlarımız ödedi. ABD, NATO’yu kullanarak bize ve bölgemizdeki kadınlara sadece acı, kayıp, şiddet, savaş, terör getirdi. Bunları bitirmek, NATO’dan çıkmakla olur.

NATO üyeliğinde 70 yıldır ödediğimiz ağır bedelleri bitirmek için NATO’nun esaretinden kurtulmak, aldatıcı ittifak söylemlerini arkamızda bırakmak ve Yükselen Asya ülkeleriyle birlikte, bağımsız dengeli kalkınma içinde artık kararlı bir biçimde yerimizi almakla olur.

Sayın Doğu Perinçek, Silivri’de FETÖ savcılarını esir alan savunmasında; “Gladyo’nun kökünü kazımak istiyorsak, NATO’dan çıkalım!” demişti. Evet, NATO’dan çıkalım, Türkiye kurtulur!

Bağlantılar