Öncü Kadın Başkanı: İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek Vatan Partisi ve devrimci kadın hareketinin başarısı

21 Temmuz 2022 | Haberler

Öncü Kadın Genel Başkanı Meltem Ayvalı ‘Kadına şiddetle mücadelede gerçek çözümlerin konuşulabileceği bir iklime kavuşmuştuk. Sözleşmeden çekilmemiz; neoliberal gericiliğe darbe indirmiştir, kadın özgürlüğünün sağlanması ve Cumhuriyet kültürünün yeniden inşası yolunda önemli bir kazanımdır.’ dedi.

BİNDALLI HABER

Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkanı Meltem Ayvalı, Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi kararı ile ilgili, “Ülkemiz, kadına şiddetle mücadelede gerçek çözümlerin konuşulabileceği bir iklime kavuşmuştur. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemiz; neoliberal gericiliğe ve bölücülüğe darbe indirmiştir.” dedi.

İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, 20 Mart 2021’de Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile feshedildi. Cumhurbaşkanı Kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay’da çok sayıda dava açıldı. Danıştay 10. Dairesi, açılan davalarda yürütmenin durdurulması istemlerini reddetti, iptal istemlerini de duruşmalı olarak ele aldı. Danıştay Savcısı, “TBMM’nin uygun bulma kanunuyla yürürlüğe giren bir anlaşmanın feshi ancak TBMM’nin uygun bulma kanunuyla kaldırılması kararı ve cumhurbaşkanının uygun bulmasıyla yürürlükten kaldırılacaktır. Sadece cumhurbaşkanı kararıyla feshedilemez.” görüşünü dile getirdi. Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptal isteminin reddine ilişkin kararının gerekçesinde, uluslararası antlaşmalardan çekilme konularının cumhurbaşkanının yetkisinde olduğu belirtildi.

CUMHURİYET KÜLTÜRÜ ADINA KAZANIM

Kararla birlikte Türkiye’nin ideolojik dayatmalar içeren zehirli sözleşmeden kurtulduğunu ifade eden Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkanı Meltem Ayvalı, Bindallı Haber’e açıklamalarda bulundu:

“İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme yöntemi konusundaki görüşümüzü daha önce milletimizle paylaşmış ve TBMM’yi göreve davet etmiştik. Danıştay, sözleşmeden çekilme yetkisinin yürütmede olduğunu belirterek Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeyi hukuka uygun bulmuştur. Türkiye için İstanbul Sözleşmesi defteri kapanmıştır. Ülkemiz, kadına şiddetle mücadelede gerçek çözümlerin konuşulabileceği bir iklime kavuşmuştur.  İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemiz; neoliberal gericiliğe ve bölücülüğe darbe indirmiştir, kadın özgürlüğünün sağlanması ve Cumhuriyet kültürünün yeniden inşası yolunda önemli bir kazanımdır. İstanbul Sözleşmesi’nin feshi ülkemiz ve kadınlar için de kazanımdır.

KADINI DEĞERSİZLEŞTİRİYOR

“Türkiye, ideolojik dayatmalar içeren zehirli bir sözleşmeden kurtulmuştur. Bu başarıda en büyük pay Vatan Partisi’nin ve devrimci kadın hareketinindir. Bütün partiler Batıcı politikaların etkisiyle ya da imaj kaygısıyla sözleşmeye sahip çıkarken Vatan Partisi Sözleşmeye karşı tek başına etkili ve güçlü bir mücadele yürütmüş ve kadın erkek eşitliği mevziinde sapasağlam durmuştur. Çünkü İstanbul Sözleşmesi kadına şiddeti engelleyen bir sözleşme değildir. Yeni cinsiyetler uyduran ve kadını değersizleştiren, eşcinselliği yaygınlaştıran, LGBTİ hareketine alan açan bir metindir. Kadına şiddetle mücadeleye bir yenilik getirmemiştir. Sözleşme, toplumsal cinsiyeti tanımlayan ve kabul eden ilk uluslararası belgedir, getirdiği tek yenilik budur. Toplumsal cinsiyet ideolojisi ise kadını silmektedir. İstanbul Sözleşmesi’nin savunulduğu gece yürüyüşlerine bakın, orada kadın yararına en ufak bir şey göremezsiniz. Vatan Partisi’nin algılara meydan okuyan ve toplumu aydınlatan mücadelesi, kadını karanlığa sürükleyen emperyalist Batı kaynaklı gerici kuşatmayı yarmıştır. Partimiz, kadına şiddeti önleme amacı taşıdığını iddia eden bir sözleşmenin, Türkiye’nin PKK ve FETÖ ile mücadelesini niçin hedef aldığını sorgulatan GREVİO Raporu’nu da milletimizin gündemine sokan tek merkezdir.

FEMİNİZM KAYBETTİ

“İstanbul Sözleşmesinden çekilmek, devrimci kadın hareketinin de çok büyük başarısıdır. Emperyalizmi tanıyan, Cumhuriyet değerlerine bağlı, kadın erkek eşitliğini sağlamada kararlı kadın dernekleri tuzağa düşmemiş, zehri yutmamıştır.  Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesiyle devrimci kadın mücadelesi kazanmış, feminizm kaybetmiştir.  Kadına şiddeti önlemede dişe dokunur çözümü olmayan ve Batı’yı taklit etmekle yetinen, İstanbul Sözleşmesi’ne sihirli bir değnek işlevi yükleyerek insanları kandıran, yabancı büyükelçiliklerden fonlanan, LGBTİ hareketi ile kol kola olan feminist örgütler için şapkayı önüne koyma zamanı gelmiştir.

“İstanbul Sözleşmesi’nden kurtulduk. Önümüzde daha büyük görevler var.  Türk kadının bağımsız, başı dik, onurlu, özgür, üreterek, eşit yaşama mücadelesine ve Cumhuriyetimizi yükseltmeye herkesi çağırıyoruz.”

Bağlantılar