ÖNCÜ KADIN GENEL BAŞKAN YARDIMCISI AV. NURİYE KADAN’IN AYDINLIK RÖPORTAJI: Kadına yönelik şiddetle etkin mücadele

19 Aralık 2019 | Haberler

Cumhuriyet Başsavcılıkları bünyesindeki Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddet Bürosu tüm Türkiye’de yaygınlaştırılacak. Kadına yönelik şiddet konusunda savcılıklarda uzmanlaşma sağlanacak. Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkan Yardımcısı Av. Nuriye Kadan, ‘Genelge, sorunların çözümüne odaklanıyor’ dedi.

Adalet Bakanlığı, kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla beş sayfalık bir genelge yayımladı. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün imzasıyla yayımlanan genelge aracılığıyla kadına yönelik şiddetle daha etkin mücadele hedefleniyor. Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkan Yardımcısı Av. Nuriye Kadan, “Bu zamana kadar, yasalarımızın uygulanmasında yaşanan sorunları eleştiriyorduk. Genelge, yasaların uygulanması sırasında yaşanan sorunlara yönelik olumlu düzenlemeler içeriyor. Sorunların çözümüne odaklanıyor” dedi.

Adalet Bakanlığı aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet suçlarının soruşturmaları ile 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilen önleyici ve koruyucu tedbir kararlarının uygulanması sırasında ortaya çıkan sorunların giderilmesi ve yol gösterici olması amacıyla, 20 Şubat 2015 tarihli, “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanması” konulu genelge güncellendi. Genelge, Hakimler Savcılar Kurulu ve tüm başsavcılıklara gönderildi.

AYŞE TUBA ARSLAN DERSİ

Genelgeye göre başsavcılıklar bünyesinde bazı şehirlerde mevcut olan Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddet Bürosu Türkiye genelinde yaygınlaştırılacak, şiddet vakalarına bu bürolardaki uzman savcılar bakacak. Şikayet başvurularında mağdur, kolluk kuvvetlerine yönlendirilmeyecek, mağdurun ifadesini Cumhuriyet savcısı alacak. Savcılıklar bünyesinde ayrı büronun bu vakalara bakmasının sıkı takip açısından da olumlu bir gelişme olduğunu dile getiren Av. Kadan, genelgedeki önemli bir diğer maddeye dikkat çekti. Genelgeye göre mağdurun hayatî tehlikesinin bulunması halinde, talebe bakılmasızın geçici koruma altına alma tedbiri uygulanabilecek.

Av. Kadan, “Öldürülen Ayşe Tuba Arslan, ‘23 kez şikayet ettim’, demişti. En son uzaklaştırma kararının süresinin dolduğu ortaya çıkmıştı. Talebe bakılmasızın yaşamı tehdit eden durumların olması halinde koruma kararı alınabilecek” dedi. Öte yandan savcılık, şiddet mağduru hakkında koruyucu ve önleyici tedbir taleplerinde bulunurken, mağdur hakkında daha önce başka bir tedbir kararı verilip verilmediğine UYAP üzerinden bakacak. Süregelen şiddet vakalarının tespiti halinde şüpheli hakkında zincirleme eylemlerle orantılı koruma tedbirleri istenecek.

TEBLİĞ AŞAMASINDAKİ SORUNLARA ÖNLEM

Genelgede şiddet uygulayana yönelik önleme kararlarının tebliği ile ilgili de düzenlemeler yer aldı. Av. Nuriye Kadan, “Şiddet uygulayana önleme kararları tebliğ edildiği zaman zorlama hapisleri gibi yaptırımlar var. Tebliğ edilemediği zaman uygulama aksıyor. Genelgede, gerekirse kolluk kuvvetiyle tebliğ edilmesi, olmazsa farklı tebliğ yöntemlerine de başvurulması isteniyor. Yani tebliğ edilmesi için ‘Ne gerekiyorsa yap’ deniyor” dedi.

MAHREMİYET VE LEKELENMEME HAKKI

Genelgede öne çıkan bir diğer önemli vurgu da Aile, Çalısma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlügü Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleriyle (ŞÖNİM) ilgili uygulamalar. Gengelde ŞÖNİM’e gelen şiddet mağdurnun durumunun titizlikle incelenmesi ve doğru tedbir kararını önermesinin önemine dikkat çekildi. Av. Nuriye Kadan özel hayatın gizliliğine ilişkin düzenlemeye de dikkat çekti. “Gizli olan sorusturma evresiyle ilgili ifade, tutanak, belge, ses ve video kaydı gibi delillerin internet ve sosyal medya gibi platformlarda paylasılmasının önüne geçilmesine ilişkin uyarılar var. ‘Sosyal medyada, internet ortamında ya da basında kişilik haklarına aykırı olan bilgilerin verilmesi, özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması, mahremiyet ve lekelenmeme hakkına da dikkat et’ diyor. Bu da olumlu bir gelişme” dedi.

İL İL MÜCADELE PLANI HAZIRLANIYORReklamdan sonra devam ediyor 

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın ortak imzasıyla 75 maddelik 2020-2021 Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Planı 25 Kasım 2019’da yürürlüğe girdi. Plan kapsamında önceki gün 81 ilin valiliklerinde eş zamanlı toplantılar yapıldı.

Diyarbakır’da da Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Basri Güzeloğlu başkanlığında yapılan toplantıya Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, Vali Yardımcısı Dr. Ahmet Naci Helvacı ve Zerrin Çay Beşikçi, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Erdem, İl Emniyet Müdürü Şükrü Yaman ile kamu kurum müdürleri ve Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkilileri katıldı. Toplantıda konuşan Güzeloğlu, “Kadına yönelik şiddetle mücadele Diyarbakır Koordinasyon Planını hazırladık. İlk defa bu derece geniş çaplı bir katılımla kurumsal işbirliği içerisinde yürütülen bu süreç umuyorum ki bu insanlık suçunun ortadan kaldırılmasında ve sonuç alınmasında çok önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.

JANDARMADAN KADIN CİNAYETLERİ RAPORU

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi (JSGA) Başkanlığınca hazırlanan rapora göre, ülkede jandarma sorumluluğundaki bölgede, 2008-2017 döneminde 687 kadın, cinayete kurban gitti. JSGA Başkanlığı Araştırma Merkezleri Müdürlüğünce, jandarma sorumluluk bölgesinde 2008-2017 yılları arasında işlenen kadın cinayetleri analiz edildi. Analiz sonucu elde edilen tespitler, “Jandarma Sorumluluk Sahasındaki Kadın Cinayetlerinin Analizi” başlığı altında raporlaştırıldı. Rapora göre, Türkiye yüzölçümünün yüzde 92’sine, nüfusun ise yüzde 14’üne tekabül eden jandarma kontrolündeki bölgelerde, 2008’de 83, 2009’da 56, 2010’da 68, 2011’de 62, 2012’de 50, 2013’te 57, 2014’te 57, 2015’te 90, 2016’da 57 ve 2017’de 62 kadın cinayeti vakası yaşandı. Toplam 642 kadın cinayeti vakasında, 687 kadın, 805 zanlı tarafından öldürüldü. Katil zanlılarından 747’sinin erkek olduğu tespit edildi.

KURBANLARIN ÇOĞU 32 YAŞIN ALTINDA

Şüpheli ile mağdur arasındaki ilişki türüne olay bazında bakıldığında cinayet zanlılarının 286’sı eş, 78’i sevgili, 66’sı diğer akraba, 54’ü diğer şüpheliler, 42’si erkek evlat, 31’i kardeş, 30’u eski eş, 21’i baba, 9’u dini nikahlı eş, 8’i anne, 7’si kız evlat, 6’sı tek taraflı takip eden şüpheli ve 5’i komşu olarak kayıtlara geçti. Bu verilere göre, şüphelilerin yüzde 57’si mağdurun eşi veya sevgilisi oldu.

2008-2017 yıllarını kapsayan 10 yılda İzmir’de 26, Antalya’da 24, Bursa’da 23, Mersin’de 23 ve Muğla’da 23 kadın öldürüldü. Bu sürede Bayburt, Eskişehir, Gümüşhane ve Tunceli’de kadın cinayeti yaşanmadı. Nüfusa oranla en fazla kadın cinayeti olan iller ise Uşak, İstanbul, Nevşehir, Giresun ve Iğdır oldu.

Cinayete kurban giden kadınların en çok 19, 22, 23, 30 ve 32, katil zanlılarının ise 26, 27, 28, 30 ve 33 yaşlarında olduğu anlaşıldı.

ŞİDDET UYGULAYANA ÖFKE KONTROLÜ EĞİTİMİ

Adalet Bakanlığının genelgesinde şiddet uygulayana yönelik de önlemlere yer verildi. Genelgede şiddet mağduru hakkında koruyucu tedbirler yanında, şiddet uygulayana yönelik önleyici tedbirlerin de gözetilmesi; özellikle öfke kontrolü, stresle başa çıkma, şiddeti önlemeye yönelik farkındalık sağlayarak tutum ve davranışları değistirmeyi hedefleyen eğitim, danışmanlık, rehabilite, tedavi ve muayene gibi alternatif tedbirler olduğu belirtildi.

Bağlantılar