Türk Tarihinin İlk Kadın Hükümdarı: TOMRİS HATUN

22 Eylül 2020 | SERBEST KÜRSÜ

Tomris Hatun, M.Ö. 6. Yüzyılda kocasının vefatı ile devletin başına geçerek tarihte ilk Türk kadın hükümdar olmuştur. Ünlü Türk hükümdar Alper Tunga’nın torunu ve ‘Sakaların Anası’ olarak bilinen Saka Kraliçesidir. Tomris’in kelime anlamı Temir, yani Demir’dir.


Tomris Hatun başa geçtiğinde, Sakaların en büyük düşmanı Pers İmparatorluğudur. Pers İmparatoru Büyük Kiros sürekli Saka topraklarına akın etmektedir. Her akınında yakılmış, yıkılmış, terk edilmiş topraklar bırakmaktadır. Sakaların geri çekilme taktiği uygulamakta, uygun yer ve mevzi bulduklarında saldırmaktadırlar.


Bu taktik savaşları Persleri çok yıpratır. Her defasında yıpranmış, elleri boş geri çekilen Persler bir süre sonra başka bir yol denemeye karar verirler.


Büyük Kiros Tomris Hatun’a bir teklifte bulunur. Kendisiyle evlenmesi karşılığında onlarla uğraşmayacaktır. Bunun bir oyun, hile olduğunu bilen Tomris teklifi reddeder. Teklifi reddedilen Pers İmparatoru silah olarak kullandığı eğitilmiş köpeklerle dolu ordusuyla saldırır. Bu kez, geri çekilmenin fayda sağlamayacağını anlayan Tomris Hatun Kiros’un ordusunu beklemeye başlar.


Kiros, askerlerine savaşmak için sabahı bekleyen iki ordu arasına içinde güzel kızların bulunduğu bir eğlence çadırı kurdurur. Tomris Hatun’un oğlu bu çadırı basar ve içip eğlenmeye başlar. Kirosun askerleri, apansız bir baskınla çadırda içip eğlenen Tomris’in oğlunu ve çadırdaki Sakaları öldürürler.


Oğlunun öldüğü haberini alan Tomris Hatun, yıkılır ancak mücadeleden vazgeçmez ve “Kana susamış Kiros! Sen oğlumu mertlikle değil o içtikçe zıvanadan çıktığın şarapla öldürdün. Ben de Güneş’e yemin ederim ki seni kanla doyuracağım! diye yemin eder. Tomris Hatun, savaşa ordusuyla birlikte katılır, çetin bir savaş sonunda Persleri yenerler. Ölenlerin arasında Kiros da vardır.

Tomris Hatun, Pers İmparatoru Büyük Kiros’un vaadine kanmayıp kendine, savaşçılarına, halkına güvenip mücadele etmiş, zekasını kullanarak taktik savaş yapıp, savaşa kendisi de katılmıştır. Cesaretle öne atılmış, at binmiş, kılıç kullanmış, savaşmıştır.


İlk çağlardan beri Türk kadını yeri gelmiş doğurmuş, yeri gelmiş ülke yönetmiş, yeri gelmiş pusatlarını kuşanarak cenk etmiştir. Kadın, erkeğine denk ve erkeğinden hiçbir dönem ayrı düşünülmemiştir. Tarihteki ilk kadın hükümdar Tomris Hatun’un hükümdarlığı, örneklerden sadece biridir.


Türklerde kadının yeri, yerin yedi kat yukarısı yani Tengri’nin yanıdır. Han ile Hatun, yer ile göğün evlatlarıdır ve birbirlerinden ayrılamazlar. Bu yüzden, kadın Türkler için kutsaldır.
Medeniyetin, ancak batıdan alınabileceği yanılgısıyla kendi kültürümüze yabancılaşıp, emperyalist sistemin kurallarını koyduğunu gördüğümüz neoliberal feminizmin özgürlük, eşitlik adı altında kadınlara biçtiği rollere bürünerek onun ellerinde oyuncak olamayız.
Tarihteki ilk Kadın Hükümdar Tomris’in bugün bizler için önemi, Atatürk’ün izinde yürüyen her Cumhuriyet Kadınının, tam bağımsızlıktan taviz vermeyen her kararlı kadının, ezilmiş, horlanmış, dışlanmış, küçük görülmüş kadınlar algısı içinde potansiyelini emperyalist sistemin kontrolünden hızla kurtarmak için aynı irade, yetenek ve kararlılığı örnek almamızdır.


Öncü Kadınlar olarak görevimiz, kendini bilgiyle, beceriyle donatmış, erkekle yarışan veya ona düşmanlaşan değil, birlikte üreten, kadını erkeği geri bıraktıran bütün toplumsal geriliklerden kurtaran, özgüvenli bireyler olmalarını sağlayan koşulları yaratmak için mücadele etmektir.
Cephede savaşan, cephe gerisinde çalışan, mitingler düzenleyen, kürsülere çıkan, dernekler kuran, dergiler çıkaran, Kurtuluş Savaşında cephede, cephe gerisinde yedi düvele karşı savaşmış Türk Kadını için bu zor olmasa gerek. Türk Kadını kendi kurtuluşunu ulusun kurtuluşu ile birleştirmiş ve geleceğini ellerine almıştır, yine alacaktır.


Kurtuluş Savaşımızdan sonra M.Kemal Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen Türk Devrimi ile erdemliliği ve insanca yaşama hakkını sağlayan, kadın sorununa yaklaşımı ve gericiliği ezme kararlılığını uygulamaya koyan Cumhuriyetimiz, yeni bir toplum ve yeni bir insan modeli inşa etmiş, dünya çapında eşsiz bir örnek yaratmıştır. Cumhuriyet bizi millet yapmış, kadınıyla erkeğiyle birlikte gelişen, üreten, çağdaşlaşan bir toplum olmamızın yolunu açmıştır. Cumhuriyet devrimlerimizin tamamlanması için bizlere emanet edilen program, Türk Devrimi’nin cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve devrimcilik programıdır. Kadının kurtuluşu da bu programdadır.


Aycan Duru Akgül

Öncü Kadın Adana İl Başkanı

Kaynakça:

-Eray KARAKETİR, Pers Kralı Büyük Kyros’un (MÖ 559-530) Orta Asya Seferleri ve Ölümü, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, 2015

-Bahriye ÜÇOK, İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar, 1965

Bağlantılar