Üretim Devrimi ve kadın emeği

6 Mayıs 2021 | SERBEST KÜRSÜ

Kadın emeği toplumsal mücadele içinde üç boyutuyla birden kendini ortaya koyuyor: 1. kadının analık emeği, 2. kadının ev içi, aile emeği ve 3. kadının ev dışında iş emeği.

Kadının analık ve ev içi görevlerinin kolaylaştığı oranda, toplumsal üretim içinde kendine daha çok yer bulduğu ve özgürleşerek üretime daha fazla katıldığı, üretimin içinde kendini hızla geliştirdiği görülmektedir. Çalışan ve üreten kadın, toplumun en küçük birimi ailenin yaşamını yükseltmekte, dolayısıyla hangi kesimden olursa olsun, iş yaşamına emeğiyle, bilgisiyle, birikimiyle gittikçe daha çok dahil olmaktadır. SGK’nın 2002 verilerinde sigortalı kadın sayısı 1.047.000 iken, 2020 Ekim ayı verilerine göre 4.700.000 olmuştur. Bunun dışında, pek çok alanda kayıt dışı çalışan kadın emekçinin varlığı da söz konusudur. Her geçen yıl kadının üretimin, çalışma hayatının içine daha çok girdiğini istatistikler göstermektedir. Toplumsal üretim içinde, kadınların kooperatifleşmedeki becerileri ve girişimcilikteki artışı dikkat çekmektedir. Geleneksel görevlerini yerine getirmede ortaya çıkan teknik kolaylıklara bağlı olarak, kadınlar, kendi olanaklarını ve yeteneklerini geliştirerek yaşam kalitesini artırmaktadır. Ticaret Bakanlığı, emeklerini değerlendirmek isteyen kadınlara, kalkınmada öncelikli yöre şartı aranmaksızın ortaklarının en az yüzde 90’ını kadınların oluşturduğu kooperatiflerde, desteklerin yüzde 75’ini karşılayan KOOP DES Programı’nı başlattı. 

Ticaret Bakanlığı’nca hazırlanan ‘Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Örnek Ana Sözleşmesi’, Genel Müdürlük internet sitesinden veya Ticaret İl Müdürlüğü’nden temin edilebiliyor. Kooperatif kuruluş izni için Ticaret İl Müdürlüklerine başvuruluyor. Belediyelerin de ucuz ve uygun alan sağlama, ihalelerine katılım kolaylığı gibi birçok katkısı var. Çalışma konularının başında şu alanlar geliyor:

El becerileri için eğitici kurslar düzenlenmesi;

Geleneksel gıda, giyim, hediyelik eşya vb ürünlerin üretimi ve pazarlanması,

Yurtiçi ve yurtdışında fuar, şenlik, sergi, kermes vb. etkinlikler düzenlenmesi, Lokantacılık,

Engelli eğitimi ve bakımı,

Okul öncesi eğitim,

Ortaklara yönelik sosyal etkinlikler, 

Tarımsal üretim ve girişim kooperatifleri oluşturmak.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Eylül 2020’de ülke genelinde 287 kadın kooperatifi olduğunu, 3000 ortağıyla çalışmalarını sürdürdüklerini açıkladı. Bunun dışında, yine bakanlıkça kadın girişimci sayısının bir yılda 33 bin arttığı açıklandı. 

Ağırlaşan ekonomik koşulların, kadınları çalışma yaşamına ve üretime daha çok çektiğini açıkça görmekteyiz. Kadın girişimciler de üretimin geleceğinde umudumuzu ve iyimserliğimizi arttırıyor. Sanayileşmede ve ulusal düzeydeki büyük iş çevresinde yönetim kadrolarında kadın yöneticilerin çoğalması, toplumun, kadınıyla erkeğiyle kalkınmada giderek daha çok birlikte hareket etmeye yöneldiğini göstermektedir. 

Asya yüzyılının karakterine uygun olarak, Türkiye, milli bağımsızlığına kavuşmaya yaklaştıkça kadın emeğinin değeri yükselmekte, toplumsal mücadelenin ve milletçe kurtuluşun yolu açılmaktadır.

Bağlantılar